Küçük ve Orta Büyüklükteki işletmeler Derneği(KOBİDER) Başkanı Nurettin
Özgenç Türkiye’deki işsizlik probleminin en temel nedeninin mesleksizlik
olduğunu belirtmektedir. Türkiye’de işsizlik sorunu olduğu kadar nitelikli
elaman sorunu da var. Elinde mesleği olanların iş bulamama gibi sıkıntıları
yoktur. Ancak herhangi bir sanatı mesleği olmayanlar iş bulmakta bir hayli zorlanıyorlar.
Ama gelin görün ki en basit bir iş için tecrübeli, vasıflı ve istekli bir
elaman aradığınızda bulmanız mümkün olmuyor. Her işi yaparım diyenler aslında
hiç bir işten anlamıyor. İşverenler çalışanlarının tipine değil niteliklerine
bakıyorlar dedi.
Meslek sahibi olmada meslek liselerinin önemine dikkat çeken Başkan
Özgenç, Düz liselerden mezun olan gençler meslekle tanışmamış, kabiliyetlerini
geliştirememiş ve meslek öğrenme yaşı oldukça geçtiğinden dolayı piyasada iş
bulmakta oldukça zorluk çekiyorlar. Bugünkü verilerde genç nüfusun işsizlik
oranı bunun bir göstergesidir diyor.
Evet, hepimizin
her şeyden önce bir mesleği olmalı. Bir işi olabildiğince eksiksiz ve mükemmel yapabilmeliyiz.
Her şeyi bilip bir şeyi yapmalıyız!
Makam sahibi olmak, Anadan, Babadan, sülaleden kalan çok büyük bir servete
konmuş olmak veya piyangodan, lotodan, totodan en büyük ikramiye kazanmış olmak
bile meslek sahibi olmak kadar garantide ve güvencede değildir.
Ülkemizdeki işsizlik patlamasının
bir nedeni: Üretime önem vermeyip dış borca dayanan ekonominin iş yaratmaması
diğer önemli bir neden ise iş arayanların meslek sahibi olmayışıdır. Ne olsa
yaparım demeyip filanca işin ustasıyım diyebilmeliyiz.20 milyondan fazla
insanımız iş arıyor bulamıyorsa! Aynı zamanda birçok işletme de istediği
vasıfta elaman bulamıyorsa! İş arayanlar
ne kadar çoksa istediği vasıfta elaman bulamayanlarda o kadar çok.
Koç holding
yönetimi işletmelerindeki bu çelişkili durumu gördü. Meslek kazandıran kurslar
ve okullar açmaya başladı. Sonrasında tüm işletme sahipleri tersliğin sebebini anladılar.
Ülkemizde 100 liseden 65 düz lise kalan 35 ise meslek lisesi. Almanya’da ise bu
durum bizde olanın tam tersi konumunda. Bu ülke sorununu Meslek Lisesi memleket meselesi yapmalıyız.
Nüfusu
köyleriyle birlikte 40-50 bini ancak bulan illerin tümüne Üniversite
açılacağına pratiğe dönük meslek okulları ve sanat kursları açılmalı.
İşsizliğin en çok üniversite ve yüksek okul mezunları arasında yaygın olduğu
görülmektedir.
O çocuklarımız
ne kadar çok dirsek çürüttüler liseyi bitirmek için! Kaç değerli yılları boşa gitti!
Zavallı aileleri diş ve tırnaklarıyla didinerek ve açlığı göze alarak
yiyeceklerinden keserek ne kadar çok paralar harcadılar dershanelere! Zorlukla
çilelerle bitirilen üniversiteler ardından KBSS ardından KUR’A bekle atama
bekle şansına!
Çoğunun aldıkları diplomalar ise bir işe yaramıyor. Devlet
kapısında bir yer bulabilmek için torpil aramakla gururları onurları inciniyor
kendilerini itilmiş kakılmış hissediyorlar ve çok yılları boşa akıp gidiyor.
Kimselere dertlerini hallerini arz edemiyorlar. Suçlu sistem!
En başta bir
meslekte çıraklık yapsalardı işleri hazır olacaktı. Üniversite okusunlar da
işsiz kalsınlar sözü lafı güzaftan ibarettir. Anlamayanlara, Sende işsiz kal!
Gör dünyanın kaç bucak olduğunu demek düşer bize Evet suçlu sistem, bu kıyafet bize göre değil!
Haftanın sözü: Hiç
kimse elleri cebinde başarıya ulaşamaz.
Olayın Türkiye boyutu beni aşar,ben her zaman ki gibi önce evimin önünden başlarım işe.Yani Bozkır'dan, Bozkırda ki işsizlikten.
YanıtlaSilLiseye yazıldığım günü hiç unutmam. Babam sordu- Lise okuyacak mısın oğlum. Okumam mı baba... Neyse bindik dolmuşa geldik Bozkır'a. Dere dolmuşlarının durduğu yerde indik arabadan. Babam bana sordu. Hangi lisede okuyacaksın? Liseler nerde diye sordum. Babam anlatmaya başladı endüstri meslek filanca yerde şu lise taa orda düz lise 50 metre ilerimde. En yakın düz liseydi.Tembelliğimden orayı seçtim. Bu işin espirisi tabi ki. İşin aslı o zamanlarda düz liseler üniversite sınavlarında daha avantajlılardı.Düz liseden sonra az çalışma üniversite,üniversite sonu kolaş iş bol maaş. Tam benim işim tembel işi...Yani öyle şartlanma mı diyeyim güdülenme mi diyeyim bir hal içindeydik.
Oysa ki meslek lisesinde sevdiği ve ilgisi olan bir alan seçmiş ve o doğrultuda zevkli bir öğrenim süreci yaşamış ve mesleğinin teorik bilgilerine sahip meslek lisesi mezunu birisi çalışma azmi olduğu sürece asla işsiz kalmazdı.
Lise bitti üniversiteyi teğet geçtik. Sonunda tembel olsakda aylaklık bize göre değil. Girdik bir dükkana 17 yaşında elimize cam sil ve gazete kağıdı dükkanın camların silerken benim yaşıtlarımdan bir kaçı aylak aylak gezip beni aşağılayıcı tavırlar sergiliyordu. Olsun onlar babalarından harçlık beklerken ben kendi paramı kazanmanın keyfini sürüyordum. Aradan yıllar geçti. Çıraktık kalfa olduk. Aylaklar ise halen aylak.
Yani aylaklık bedava olduğu sürece..işsiz insanda o kadar çok olur.