İlçemizde yayın yapan Bozkır Postası Gazetesinin değerli
köşe yazarlarından Cemal Çalışkan’ın
Türk Bir Irkın Adı mı? Başlıklı yazısı üzerine….
Türk islamın sancağıdır, sancaktarıdır. İslam sancağını
dünyada dalgalandıran en büyük kavim Türktür.
Şu an ülkemiz öyle dönüşü olmayan ve çok sancılı geçecek
olan bir sürece girmiştir ki. Öyle veya böyle Türkler ve Kürtler artık
birbirlerine tahammül edemez olmuşlar. Vatan huduttur deyip hududu batıya doğru
kaydırmayı kabullenmiş Türkler bir yanda.Kendilerine bir hudut belirlememiş ve
Türklerin azınlık olduğu bir büyük
Kürdistan coğrafyasına inanmış, baş koymuş Kürtler bir yanda...Devlet ve
hükümet bu süreci öngörmüş ve teslimiyetçi bir tavırla bu sürecin can kaybı
kardeş???? Kavgası olmadan atlatılmasına yönelik tavizler vermeye başlamıştır.
Tıpkı Osmanlıyı parçalayan Kapitülasyonlar gibi...
Gençlerimizin birçoğu (batıda askerlik yapanlar) subaylara
uşaklık hizmetçilik yapmışlar. Subaylar göbeklerini kaşırken onlara üzüm
salkımı tutmakla vazifelendirilmişler. Neticede askerlik görevini iğrenerek
yapmışlar. Öte yandan doğuda ise öleceğini bile bile çatışmanın ortasına
gönderilen fidanlarımız şehit düşmüş, gazi olmuş. Ve bu askerlerin bile bile
ölüme gönderilmesi de asker ocağına bakışı orduya bakışı olumsuzlaştırmıştır.
Dağlarda on tane terörist için tonlarca ağırlıkta ve
milyarlarca lira değerinde bombalar yağdırılarak terörle mücadele adı altında
zaman öldürülmüştür.
Geçmiş yıllarda yanlış ve aşırı faşist zihniyetlerce
uygulanmış olan politikalar neticesinde oluşan
hızlı ve olumsuz yöndeki gelişmelere
"Kürt sorunu" adı konularak insani duyguları sürekli ön planda
tutarak gereğinden fazla "yufka yürekli" bir toplum haline gelmiştir Türk kavmi...
Ne yazık ki Türklüğü dayatma ile değil de gönüllülükle
benimsemiş, özümsemiş, Türkleşmiş Kürtler oyuna geldiklerinin farkında
değiller. Hakeza uykuda ki Türklerde
yavaş yavaş vicdanlarından çok geleceklerini sorgulamaya başlamışlardır. Türkiye’nin bir bütün olarak Türk yurdu
olarak kalması için, tam anlamını karşılamasa da devletin bekası için gerekirse
iç savaşı göze almış bir gençlikle karşılaşacağız
Çok değil belki beş veya on yıl içerisinde Türkiye öyle veya
böyle bir çatışma ve savaş ortamına girecektir. Ve bu savaşta hem Türkler hem
Kürtler kaybedecek ve her iki tarafta ciddi anlamda bir birlerinden ayrılmaları
halinde canlarının yandığını anlayacaktır. Neticede bütün ülkede özgürce
gezebilen çalışabilen YAŞAYABİLEN Kürtler avuç içi kadar bir toprağa mahkum
olacaklar ve Türklerde toprak vermenin haysiyetsizliğine mahkum olacaklardır.
Bu sürecin sonu ya, Türkiye’de yaşayan Türkler için yeni bir ERGENEKON olup
daha da güçlü bir kavim olarak dünyaya üçüncü defa hükmederiz. Ya da ....
Umarım ve dua ederim ki 20 yıl sonra bu yazımı okuduğumda
"çok televizyon izlemişim" diye güler geçerim.
Hüseyin DUMRU