Enver Paşa Osmanlı
İmparatorluğunu kurtaracak mucizeyi aradı!
Sarıkamış harekâtıyla ilgili
olarak piyasada önemli belgeler ve eserler vardır. Dr Ramazan Balcı’nın Tarihin Sarıkamış Duruşması eseridir.
Ayrıca Prof.Dr. Bingür Sönmez’in Ateşe
Dönen Dünya kitabında da altı çizilen İntihar
girişimi sayılabilecek bu hareketlerin psikolojik arka planında son bir
çılgınlıkla, ölümle pençeleşen imparatorluğu kurtaracak mucizeyi aramanın
yattığı belirtilmektedir.
Enver Paşayla ilgili çok şey söylenebilir.
Ancak vatanseverliğinden, iyi niyetinden ve Kahramanlığından kimse şüphe edemez.
Nitekim harekâtın 90. Yılında Genelkurmay Başkanlığı tarafından ilk defa
yayınlanan bildiride’de yönetilebilir
riskle, yönetilemeyen risk olgusuna dikkat çekilmiştir.
Sarıkamış harekâtı düşünce ve planlama bakımından son derece
isabetlidir. Bugün bile hiç kimse harekât planının yanlışlığından söz etmez.
Hatta mükemmel olduğunu söyleyenlerde vardır. Ancak donanım, zamanlama ve özellikle de uygulamadaki yetersizlik riski
yönetilebilir olmaktan çıkarmış ve ne yazık ki felaketi getirmiştir. Buna
rağmen Rus esaretinde büyük acılar yaşamış insanların torunları olarak bizler
bugün geriye baktığımızda sadece bu esarete son verme niyetinden dolayı bile,
Enver Paşa’yı anlamak ve minnet duymak durumundayız Almanya’nın niyeti ve
harekâtın dünya dengelerine etkileri Osmanlı’nın sonunu getiren bir sonucu
doğurmuş olsa da Enver Paşa bir büyük idealle yola çıkmıştı.
Sarıkamış’ın Türk tarihindeki
yeri Çanakkale’den, bir Sakarya’dan farklı değildir. Sonucu trajedide olsa
orada 60 bin şehit yatmaktadır. Kimi hesaba göre bu sayı 90 bin dolayındadır.
Ayrıca son 200 yıl içinde Ruslarla 12 kez savaşıldığını ve bu savaşların da
yine bu coğrafyada geçtiği unutulmamalıdır. Rusya tarihte en çok savaştığımız
ve en çok şehit verdiğimiz devletlerin başında gelir. Bu uzun ve amansız
savaşlar bölge halkını o kadar yormuş, o kadar üzmüş, o kadar yıldırmıştır ki
bunu manilere, türkülere dökmüşlerdir.
Soğanlıda soğan olur. Kar tipi, boran olur. Urusu bozgun görenler.
Anasından doğan olur. Mehmet Akif Çanakkale şehitleri için bir hilal uğruna Yarab ne güneşler batıyor
demişti. Ondan yıllarca evvel o ahali halkı aynı duyguyu şöyle anlatıyordu;
Çadırlar dağa kuruldu. Hücum borusu
vuruldu. Bir Sarıkamış uğruna, Doksan bin fidan kırıldı.
Çanakkale’nin ve Sarıkamış’ın
yeni nesillere gereği gibi öğretilmesi için ders kitaplarına konulması,
Üniversitelerin ilgili bölümlerinde okutulması gerektiğine inanıyoruz. Bu
toprakların hangi bedellerle vatan yapıldığı bilmek ve öğrenmek şarttır.
Bu milleti bölmek, bu vatanı
parçalamak isteyenler, masa başında teslim olanlar önce Sarıkamış’ı
örgensinler. Bu ülkenin her karışında
yüz binlerce şehidin kanı var. Sarıkamış bu kanın bayraklaştığı bir
coğrafyadır. Bir sembol, bir dönüm noktasıdır. Herkes iyi düşünecek bir daha
düşünecek. Bugün sadece askeri tatbikatlarıyla veya kayağa meraklı olanların
kış sporu yapmak için bildikleri Sarıkamış, Türk tarihinde en büyük
bedelin ödendiği vatan toprağıdır.
Son Söz: Ateşe dönen dünyadan; Ayağınıza sıcak bir ayakkabı, sırtınıza kalın bir
palto aldığınız zaman, lütfen onları Sarıkamış’taki şehitlerimizi hatırlayınız!
Onlara bir FATİHA NE DERSİNİZ.