DOKTOR CİVANIM…
Sağlık
hizmetlerine ulaşılabilirliğin arttırılması ve bütün vatandaşların birinci
basamak sağlık hizmetlerinden yararlanması için geliştirilen ve birinci yılını
geride bırakan GEZİCİ SAĞLIK HİZMETİ kapsamında çalışan bir doktoru özverili çalışmasını
anlatacağım sizlere.
Karlı
bir kış günü.. Bozkır merkeze yağmur olarak düşen yağış Akyokuştan yukarıda
olan yerleşim yerlerine kar olarak yağıyordu. Salı günü başlayan kar yağışı
nedeni ile Çarşamba sabahı Üçpınar, Hisarlık, Söğüt ve diğer küçük köylerin
yolları kar nedeni ile kapanma noktasına gelmişti. Bozkırda ikamet edip bu
köylerde hizmet veren görevliler sabahtan düştüler karlı yollara. Bunlardan bir
tanesi de Hisarlık Aile Sağlığı Merkezinde görev yağan doktor Mustafa Sadık
Taşlı….
Doktor
Mustafa’nın o gün ki planı sabahtan Hisarlık sağlık ocağına müracat eden
hastalarına bakmak. Ve gezici hizmet kapsamında görevli olduğu Işıklar,
Yelbeği, ve Küçük Hisarlık köylerine gitmekti. Lakin yoğun kar yağışı ve
trafiğe elverişsiz yollar nedeni ile Hisarlığa ancak saat 09:30 gibi
varabilmişti. Ve yağan kar köy yollarını tamamen kapatıyordu. O gün planı dahilinde olan köylere
gidememişti.
Çarşamba
günü hava bir önceki güne nispetle daha yumuşaktı ve yollar kapalı değildi.
Kapalı değildi ama iş makinelerinin açtığı yollar yeniden beyaza bürünmüş araç
kullanmak da o denli riskli hale gelmişti. Doktor Mustafa “hastalık beklemez”
diyerek zorunlu olmadığı halde bu riski göze alıp onu bekleyen hastalarına hizmet etmeye, dertlerini
dinlemeye, karar vermişti. Yine doktor Mustafa gibi aldığı maaşın hakkını verir
bir hizmet anlayışı ile çalışan ebe Özlem Hanım ile birlikte çıktılar yola.
Hisarlıktan
Yelbeği köyleri arası 12 km .
Yollar devenin sırtı gibi. İnişli çıkışlı büklüm büklüm. Üstüne üstelik kar
yağışı da devam ediyor. Doktorun kullandığı araç yalpalaya yalpalaya varıyor
Yelbeği köyüne.
Bir
zamanlar köyün imamı için lojman olarak tahsis edilen bir evde yapılıyor hasta
muayenesi. Kapının girişinde ayakkabılar soyulup eve giriliyor. Hemen soldaki
odada gümbür gümbür yanan bir odun sobası. Ve içeride bekleyen hastalar. Doktor
ile olan samimiyetleri ata-evlat muhabbeti adeta. Halı serli oda da bir odun
sobası iki rahle ve birkaç minderden
başka hiçbir şey yok. Ne masa, ne sandalye. Doktor belli ki bizim gibi köylü
çocuğu gocunmadan oturuyor yere, minder uzatıyorlar, kabul etmiyor “ben rahatı
sevmem” diyor. Kalabalığı yan odaya aldıktan sonra hastaların teker teker kabul
etmeye başlıyor.
Bir anne cocuğunu getirmiş.
“öksüreği var dokdor beyy gaç gündür”.
Yaşlı
teyze “can evim daralıyor oğlum” diyor
Bir tane bebek ebe Özlem ablası iğne
yaptı diye ağlıyor….Bir amca var kulağı duymaz boyuna anlatıyor bir
şeyler…Tebessümle dinliyor doktor.
Hani Kemal Sunalın Doktor civanım filmi
vardıya. O geldi aklıma. Çok bilgisi
olmasa dahi ilgi ve tebessüm tedavi etmeye yetiyordu…,
Köylülerimizde
en çok bunu bekliyordu sanki.. İlgi ve sıcacık bir tebessüm.
Yelbeği
köyünden sonra sıra Işıklar Köyüne gelmişti.
Öğleden
sonra saat 14:00 te ışıklar köyünün kardan kapanmak üzere olan ve köy
muhtarının “gelme araç çıkmaz” dediği yollardan gelmişti. Işıkların köy odası
yeni yapıydı. 20 cm
karın üstünden köy odasının merdivenleri çıkılmıştı.
Köy odasında iki oda vardı. Halı serli olan
odaya geçildi. Soba boş ve yanmıyordu. Köylüler “ bu havada doktor gelmez diye
sobayı yakmamışlardı. Soba boştu. Yerler betondan daha soğuktu.Ama doktorun
geldiğini anons eden köy imamının sesini
duyan hastalar gelmiş ve muayene bekliyordu. Burada da aynı üşütmüş çocuklar tansiyonu olan
yaşlılar..Bir buçuk saat kadar da burada
muayene yapan doktor, buradan Küçük Hisarlık köyünün mahallelerine
doğrun yola çıktı. Yollar yine kar ve buz… Nihayetinde Muratlı mahallesine geldi. Yine camiden
yapılan” köyümüze doktor gelmiştir, muayene olacak komşular gelsin” anonsunu
duyan birkaç yaşlı teyze ve amca ile bir genç geldi. Burada da yarım saat kadar
muayene yapan Doktor Ebeselli mahallesine gitti. Oradan ayrılışı saat 17:15 ti…
Bir memur için mesai bitimini on beş dakika geçmiş olmasına rağmen doktor karlı
buzlu yolları olan köylerde hastalarına hizmet götürüyordu.
O
gün görevim gereği doktor Mustafa ile bende akşamı etmiştim. İnsanların doktora
bakışı ve saygısı, doktorun da köylülere olan ilgi ve şefkati son zamanlarda görmeyi özlediğimiz
durumlardan biri idi..
Doktor
Mustafa SADIK TAŞLI ve ismini saymadığımız Bozkırımıza ve Bozkırlımıza kar kış
demeden hizmet sunan değerli doktorlarımıza teşekkür ederim.
Hüseyin DUMRU 13-02-2012




Bu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSilBu haberin muhabir ve yazarına "Kemal Sunal" Rahmetlinin başrollerini oynadığı "Dotor Civanım" adlı filmi hatırlatan Yelbeyi'deki kulakları iyi duymayan, devamlı anlatan o güler yüzlyü adam var ya? İşte o adam, benim Babam! Hepinize teşekkür ediyorum.
YanıtlaSil