İki fakültedeki
araştırmalar, tıp öğrencilerinin eğitiminin yetersiz olduğunu gösterdi.
Doktor adayları, aldıkları
eğitimi yetersiz buldukları için psikolojilerinin bozulduğunu ve gelecek
kaygısı duyduklarını söyledi. Bugün gazetesinin haberine göre, yapılan iki ayrı
araştırma yakın gelecekte toplum sağlığı için görev alacak tıp öğrencilerinin
ruh halinin ne denli bozuk olduğunu gözler önüne serdi. İlk araştırma, Mersin
Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yapıldı. Üniversitenin 2010-2011 öğretim yılında
altı sınıfta kayıtlı 316 sı Erkek 536 öğrenciyle görüşüldü. Öğrencilerin % 26
sının ailesi,% 49 unun arkadaşı ile % 10 unun yalnız % 14 ünün yurtta kaldığı
belirlendi.
Söz konusu öğrencilerin 4/1 den
fazlasında depresif belirtilere rastlandı. Araştırmanın sonuç bölümünde
öğrencilerin sorunlarına daha fazla önem verilmesi, depresyonu önlemede
fiziksel olanakların iyileştirilmesi gerektiği belirtildi. İncelemede ayrıca Tıp öğrencilerinde depresyon sadece onların
hayatını değil aynı zamanda uzun dönemde hasta bakımını da etkilemektedir.
Görüşüne yer verildi.
Bir diğer araştırma ise İstanbul
Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencileriyle yapılır. Tıpta Türkiye’nin en iyileri
sıralamasında ilk sırada yer alan üniversitede okuyan son sınıf öğrencilerinin
tıp eğitimi ve gelecekle ilgili görüşleri soruldu.1 Mayıs-15 Haziran sürecini
kapsayan çalışmada 288 hekim adayıyla görüşülür.
Tıp öğrencilerinin %81 tıp
eğitiminin son yılında TUS’a(Tıpta Uzmanlık Sınavı) hazırlanmayı planlarken,%
39 u ona çalışmanın tıp eğitimini olumsuz etkilediğini düşünüyor. Ayrıca
araştırmaya katılan öğrenciler aldıkları eğitimde eksiklikler hissettiğini ve
gelecek kaygısı yaşadığını dile getirdi. Bu durum, tıp öğrencilerinin daha
meslek hayatına başlamadan psikolojik olarak yıpranmaya başladığını ortaya
koydu.
202si erkek olan öğrencilerin %
86 sı okullarının fiziki şartlarının tıp eğitimi vermeye yeterli olmadığı
görüşünde. Hastanenin eğitim ve hizmet dengesi sorulduğunda % 45 i hizmete daha
fazla önem verildiğini belirti. Fakülteye 10 üzerinden verilen puan ise 10
üzerinden 6 da kaldı. Eğitim ile ilgili kaygıları ve sorunları sorulduğunda tıp
eğitimi sonunda kendini pratisyen hekim olarak yeterli hissedenlerin oranı %
14,8 tıp eğitimi süresince koruyucu hekimlik uygulamalarında yeterli deneyim
kazandığını belirtenlerin oranı ise % 18 dir.
Haftanın Sözü: Çocukken; Her şeyin sahibi olmak
için büyümek isterdik. Büyüdük; Şimdi ise her şeyden uzak olmak için hep çocuk
kalmak istiyoruz.